1. YAZARLAR

  2. Nermin AYDINLI

  3. BU ÇOCUKLAR BİZİM!
Nermin AYDINLI

Nermin AYDINLI

BU ÇOCUKLAR BİZİM!

A+A-

Ne yazık ki ülke gündemi ile hayatımıza yön verirken bazı gerçekler de gözden kaçırmaktayız! Aile içi şiddet, kadına şiddet, çocuğa istismar vs’nin çoğaldığının farkında mıyız? Aslında siyaset üstü bir konuyu değerlendirmeye çalışırken, hayatımıza yön verenlerin siyasiler olduğunu aklımızdan çıkarmayalım!

Parçalanan aileler, yoksulluk, ölümler, zulümler ne yazık ki en çok çocukları etkilemektedir. Duyduğumuz, bildiğimiz, pek çoğumuzun yaşadığı çocukların dramlarına ne kadar duyarlıyız veya ne kadar vatandaşlık görevimizi yerine getirebiliyoruz? 

Topluma ve vatanıma hizmet aşkı ile uzun yıllardır STK’larda görev aldım. Çalışma alanımız genelde kadın, çocuk ve yoksulluk üzerine olup gücümüz ölçüsünde yetişebildiğimiz kadardır. Özellikle çalışmalarımız huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri ile kimsesiz çocuk yuvalarına yönelik olmaya çalışırken oralarda ki kendine has hikayeler hepimizi derinden üzmüştür.

Özellikle kimsesiz çocukların sevgiye olan ihtiyaçlarını bizler evlerimizde mutlulukla yaşarken ne kadar aklımıza geldi ve geliyor? ,

Yanıtı HİÇ değil mi?

Evet, bambaşka yaşantılar ve hepsinin ayrı ayrı hayat hikayeleri olan Yetiştirme Yurtlarında kalan kimsesiz çocuklara kamuoyunun ilgisi ne kadar?

 ‘Bilmediğimiz yaşamlardan da biz sorumluyuz!

Bu konuya ilgiyi çekmeye çalışırken Yetiştirme yurtlarının görev tanımı nedir sorusuyla başlayalım!

Korunmaya muhtaç çocuk: beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup;

a-Ana veya babasız, ana babasız,

b-Ana veya babası veya her ikisi, de belli olmayan,

c-Ana veya babası veya her ikisi de tarafından terk edilen,

d-Ana veya babası tarafından ihmal edilip, fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu madde kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen çocuklar olarak tanımlanmıştır.

Yetiştirme Yurtları, 13-18 yaş arası korunmaya muhtaç çocukları korumak, bakmak ve bir iş veya meslek sahibi edilmeleri ve topluma yararlı kişiler olarak yetiştirilmelerini sağlamakla görevli ve yükümlü olan yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, devlet kimsesiz ve aileler tarafından terk edilen ya da parçalanan ailelerin çocukları himayesine alarak onlara sunulan her türlü hizmetten dolayı teşekkür etmek lazım. Lakin sosyal devlet vatandaşına her türlü hizmetin en iyisini yerine getirmek zorundadır!

Devletin Bakım ve Gözetimi altında ki çocukların 18 yaşından sonra kimsesiz ve işsiz olarak ayrılmak zorunda olması veya o gencin özgür kalmak istemesi halinde topluma uyum sağlayamaması sorun yaşamasına da neden olmaktadır. Yurttan ayrılan gençlerin yılda bir defa çekilişle işe yerleştirildiği bilinse de 3413 sayılı yasa ve 6518 sayılı yasa gereği işe giren gençler uyum sorunu nedeniyle sıkıntılar yaşamaktadır ve çoğu işlerini kaybetmektedir.

Hakikaten bu büyük bir sorun ve toplumun gelecekte suçlu ve suça teşvik edici unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır.

Reşit olduktan sonra korunma kararının devamı 2882 sayılı Kanunun 24.maddesinde düzenlenen şartların;

-“18 yaşını tamamlamış olan korumaya muhtaç çocuklardan,

-Ortaöğretime devam edenlerin 20 yaşına kadar, yükseköğretime deva edenlerin 25 yaşına kadar,

-Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş, bir meslek sahibi edilerek kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20 yaşına kadar,

-Bedensel,  zihinsel ve ruhsal engelleri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda bulunan ve bu engellerinden dolayı çalışmayan çocukların korunma kararları uzatılabilir.” denilmektedir!

Ya uzatılmayan diğer çocukların durumları esas önemli olan değil midir?

Bu konu da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gerekeni yapıyor mudur? Elbette yapıyordur b/Uyum sorunu yaşaması nedeniyle işten atılan veya güvenlik soruşturması beklenen gençler  işe ivedilikle başlatılmalıdır!

c/Yurtlardan ayrılan ve kurumlara yerleştirilen kızların psikolojik baskıyla sorunların yaşamasına neden olan etkenler ortadan kaldırılmalı ve güvenceye alınmalıdır!

d/Devlet himayesinde ki çocuklar mutlaka eğitim- öğretime yönlendirilmeli, yüksek öğrenime teşvik edilmeli ve yüksek öğrenim boyunca devlet himayesinde kalmalıdır!

5/Devlet himayesindeyken;

a-Evlatlık verilen ve daha sonra mağdur edilen kimsesiz çocuklar,

b-Yetiştirme yurdundan kaçan kimsesizlere iş istihdam yasasından yararlanmayanlar,

c-Kurum tarafından evlendirilenler daha sonra mağdur edilenler,

d-Mağduriyetleri devam ederken aileler yanına verilenler,

e-İşe yerleşmişken işten atılan suça bulaşmış gençlerin,

f-Kendi istem dışı mağdur olan çocukların haklarının geri verilmesini ve bu maddeler ile ilgili; 

Sosyal projeler kapsamında meslek edindirilmeleri, kurumlara ve belediye bünyesiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı kurumlarda istihdam edilmeleri sonucunda en azından gençlerimizin toplumda hak ettiği yere gelmeleri sağlanabilir.

En önemlisi ise branşlar dahil tüm çalışan personelin eğitimden geçirilmesi şarttır!

Bu kurumların sık sık denetimleri yapılmalı gerek bürokratlar, gerek o İl’in idari amirleri, yöneticileri, STK’ları  rehabilitasyonları ve yurtları ziyaret etmelidir ve uygun hafta sonlarında çocuklara aile sevgisi ile aile sıcaklığı hissettirilmelidir!

Yetiştirme Yurtlarında 18 yaşına kadar koruma altına alınan çocukların yurtlardan ayrıldıktan sonra ki yaşamları ve yaşadıkları sorunlar sosyal devlet ilkesi gereği takip edilmelidir!

Devletimiz; Yurtlara gösterilen özen kadar reşit olduktan sonra veya koruma kararı kaldırıldıktan sonra da ayrılan çocuklarımızı da devlet ana olarak bağrına basar!

Bu memleket bizim, bu çocuklar bizim!

NOT: Geçmiş yıllarda bu konuyu yazılarımda dile getirmiş olup zaman zaman da ‘bu çocuklar bizim’ başlığı adı altında gündeme getirmeye devam edeceğim!

SON SÖZÜM: Kimsesiz yavrularımız başta olmak üzere yüreğimizden sevginin, vicdan ve merhametimizin eksik olmaması dileğiyle İslam aleminin kurban Bayramı kutlu olsun..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.