1. YAZARLAR

  2. Nermin AYDINLI

  3. PEKİ BİZ NEYİZ?
Nermin AYDINLI

Nermin AYDINLI

PEKİ BİZ NEYİZ?

A+A-

Her şeyin suçlusu insan mı, yoksa zaman ve koşullar mı?

Zaman kimine göre hiç geçmez, kimine göre hiç yetmez. Kimine göre bir an yaşanmış, kimine göre ise hiç yaşanmamış!

Hayata yön veren ‘o an’ belki de insanın hayatına yön verendir. Bilir ya da bilmeyiz ‘o an’da neyin değişip, neyin değişmediğini.

Diyelim o zaman yaşamın güzelliği bakış açısıyla ilgili olduğunu!

Geleceği çizebilmek için ihtiyaç olacak olan ‘o an’ iç ses birden ya duraklatır ‘bırak yarım kalsın’ ya da ‘durma yoluna devam et’ der.

Peki, ne yapılması gerekir?

Haydi, çık çıkabilirsen işin içinden!

Ya bencil olup kendin için yaşayacak, ya da topluma hizmet için adayacaksın.

Günümüzde öyle mi ya! Kaza olur durmayız, kavga olur bakmayız, kadın dövülür ‘kocadır döver’ deriz, aç, susuz bilmeyiz, yaşlıyı ise hiç görmeyiz!

Kısaca ‘bize dokunmayan yılan bin yaşasın’ deriz!

Peki, biz neyiz?

Biz geçmişten günümüze sürekli değişime uğrayan canlı türünden insanlarız. Ve özellikle duygu yoğunluğu içinde bencillik ve bireyselliği öne çıkaran yapıya da sahibiz.

Peki, bencillik insanlar için doğal mı, yoksa günümüz şartları insanları zorluyor mu?

Ne yazık ki, günümüzde yaşamın ağırlaşması ve güçlünün güçsüzü ezme politikası olan kapitalist ekonomi insanları bencil ve ben’ci yapmıştır. Dostluklar, arkadaşlıklar menfaate dönüşmüş ve toplumun görgü, gelenek ve görenekleri yok olmaya yüz tutmuştur ki, insanlar duygusuz ve duyarsızlaşmıştır!

Ormanların rant uğruna talan edilmesine, kadın ve çocuk istismarlarına din adına göz yumulmaya devam edilirse ‘o an’lar acı, keder ve nefessiz olmaya devam eder!

Peki, bireysellikten, toplumsallığa nasıl dönülür?

Türkiye derin bir ekonomik krizin içindeyken maalesef toplumda gittikçe umudunu yitirmektedir!

Eğer izlenen politika erklerin üstünlüğünü, gücünü koruma yerine ülke ve toplum yararına yönelik (eğitimden, spora, tarımdan sanayiye, ekonomiden aileye, insandan insana, dış politikadan iç politikaya)siyaset uygulanırsa neden çözüm olmasın!

Allah bizleri insan olarak yarattıysa baskıcı bu dünya’da ruhumuzu kirletmeden, insani vasıflarımızı öne çıkararak toplum için ilk önce kendimizden başlayarak çevremizle, hısım akrabalarımızla, yaşadığımız mahalle, köy, kent sosyal alanlarımızla yeniden dayanışma içinde dostluklarımızı pekiştirmeliyiz.

Şeffaf yönetim, öteleyici dilin yerine sevgi dili ve toplumun ileriye gitmesi için çağdaş eğitim, hak, hukuk, adaletin eşit yurttaş anlayışı içinde yeniden güven kazanması sorunların çözümü için şarttır!

Bu ülke bizim ve Türk toplumu en iyi yaşam hakkına layıktır!

Nermin AYDINLI

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.